Kanser teşhisi almak, bir insanın yaşayabileceği en sarsıcı anlardan biridir. Bir anda geleceğe dair bildiğiniz her şey belirsizleşebilir. Zemin ayaklarınızın altından kayar gibi olur; az önce tanıdık gelen dünya, birden yabancı bir görünüm alır. Şok, korku, öfke, üzüntü ya da her şeyin gerçek olmadığı hissi yaşamak tamamen normaldir. Bunların hepsi bu habere verilen geçerli tepkilerdir.
Kendinize izin verin — ne hissediyorsanız onu hissetmeye. Bu tür bir habere doğru ya da yanlış bir tepki biçimi yoktur. Kimileri anında yıkılır, kimileri sessizliğe çekilir, kimileri ise süreci sanki uzaktan izliyormuş gibi sakin bir dinginlikle karşılar. Bunların hepsi geçerlidir ve hiçbiri sizin gücünüz ya da karakteriniz hakkında bir şey söylemez.
Günü gün, hatta saati saat yaşayın. Tüm cevaplara şimdi sahip olmak zorunda değilsiniz. Önünüzdeki bir sonraki adıma odaklanın: doktorunuzla konuşmak, güvendiğiniz birine açılmak ya da sadece oturup nefes almak. Gelecek yarın da orada olacak.
Erken destek arayın. Bir psiko-onkoloji uzmanı, yaşadıklarınızı anlayan bir destek grubu ya da yalnızca yanınızda olabilecek yakın bir arkadaş — birine söylemek, taşıdığınız yükü hafifletir. Bu yolu yalnız yürümek zorunda değilsiniz. Unutmayın: bu teşhis, sizi tanımlamamaktadır. Kanser size olan bir şeydir, kim olduğunuz değil.