Kimse sizi gerçekten yaşadığınız ana hazırlamaz. Biliyorsunuz geliyor — doktorlar söylüyor, bilgi broşürleri uyarıyor — ama bilmek ve deneyimlemek tamamen farklı şeyler. Saçınızın duşta ellerinize, yastığınıza ya da fırçaya döküldüğünü izlemek kendi başına bir şok türü. Kimsenin görmesini istemediğiniz bir şeyin görünür bir işareti.
Saç dökülmesi genellikle klinik terimlerle tanımlanır: bazı kemoterapi ilaçlarının geçici bir yan etkisi, tedavi bittikten sonra düzelmesi beklenen. Ama birçok insan için tıbbi tanımın çok ötesinde bir ağırlık taşır. Saç kimlikle bağlantılı. Kendimizi dünyaya nasıl sunduğumuzla. Cinsiyet, kültür, güzellik, normallikle. Kaybetmek, sizi gören herkese hastalığın kamuya açıklanması. Ve herkes bu açıklamayı yapmaya hazır değil.
Buna yas tutma hakkınız var. Bazı insanlar saç dökülmesine yas tutmaktan utanır çünkü aynı zamanda hayatta oldukları için minnettar — sanki iki duygu bir arada var olamazmış gibi. Olabilir. Tedavinize minnettar olabilir ve sizden aldıklarına yüreğiniz yanabilir. Bunlar çelişki değil. Zor bir şeyin içinden geçmenin tam, karmaşık gerçeği.
Nasıl olacağı üzerinde bir miktar kontrol geri alın. Birçok insan saçı kendi kendine dökülmeden önce tıraş etmeyi seçer — zamanlama üzerinde kendi kararlarını vermenin bir yolu. Diğerleri peruk, eşarp, şapka ya da cesurca kel görünümü kabul etmeyi tercih eder. Doğru bir yol yok. Kendinize en çok benzemenize ya da dünyada en rahat hareket etmenize yardımcı olan her ne ise şu anda doğru seçim o.
İnsanların görünüşünüze nasıl tepki verdiğini bilin — bu onlarla ilgili, sizinle değil. Bazı insanlar ne söyleyeceğini bilmeyecek ve bakacak ya da başını çevirecek. Bazıları sakar şeyler söyleyecek. Diğerleri zarafetleriyle sizi şaşırtacak. Kendi görünüşünüzle nasıl başa çıkacağınız konusunda kimseye bir performans borçlu değilsiniz.
Ve tedavi bittiğinde birçok insan saçlarının geri dönüşünü derinden duygusal bir an olarak bulur. Bazen farklı geri gelir — farklı renk, farklı doku — ve bu kendi uyumunu gerektirir. Ama çoğu zaman geri gelir. Ve geldiğinde, ona daha önce hiç bakmadığınız şekilde baktığınızı görebilirsiniz.