Cilt kanserinin özel bir acımasızlığı var: ona neden olan şey keyifti. Sigara değil. Kimyasallar değil. Güneş ışığı. Sahilde yüzünüzdeki sıcaklık. Çocukluğunuzun yaz öğleden sonraları. Sizi sağlıklı ve çekici hissettiren bronzluk. O güneş — sevgi gibi hissettiren — hücrelerinize zarar verendi.
Cilt kanseri dünyanın en yaygın kanseridir ve bir yelpazede var olur. Bazal hücreli karsinom basit bir eksizyon gerektirebilir. Melanom geniş eksizyon, sentinel lenf nodu biyopsisi, immünoterapi ve ömür boyu nüks kaygısı gerektirebilir.
Suçluluk ilk gelir. "Güneş kremi sürmeliydiniz." Herkes söyler. Ve haklılar. Ama aynı zamanda geriye dönük bilgelik yapıyorlar — bilgeliğin en ucuz formu. On iki yaşında sahildeydiniz. Yirmi iki yaşında festivaldeydiniz. DNA hasarı düşünmüyordunuz. İnsan olmaktan dolayı mı suçlu hissetmelisiniz?
Ameliyat izler bırakır. Yüzünüzde. Kollarınızda. Mohs cerrahisi dokuyu katman katman çıkarır. Sonuç etkili ama öngörülemez.
Yüz izleri özel bir ağırlık taşır. Yüzünüz kimliğinizdir. Burnunuzdaki, yanağınızdaki bir iz — iyi iyileşmiş bile — yüzünüzün manzarasını değiştirir.
Ve tetikte olma. Cilt kanseri teşhisinden sonra her yeni ben şüphelidir. Dermatolog randevuları kaygı ritüellerine dönüşür.
Melanom sağ kalanları için tetikte olma cildin ötesine uzanır. Melanom lenf nodlarında, beyinde, akciğerlerde nüksetebilir.
Güneşten kaçınma hayatınızı değiştirir. Sahil günleri biter. Güneş kremi ilaç olur.
Kaygı hayatınızı tüketiyorsa, sağlık kaygısında uzmanlaşmış bir terapist yardımcı olabilir. Cilt kanserinden sağ kalmak, ölmemekten fazlasıdır. Gerçekten yaşamaktır.